23 Kasım 2014

Deri-Ben (metafor & metonimi)

Her araştırma kişisel bir bağlamda yer alır ve toplumsal bir bağlama yerleşir; şimdi bunu açıklığa kavuşturmak uygun olur. İdeologlar XVIII. Y.Y sonunda Fransa'ya ve Avrupa'ya sınırsız ilerleme düşüncesi getirdiler:Aklın, bilimin, uygarlığın sınırsız ilerlemesi.

Bu düşünce uzun zaman boyunca gücünü korudu. Sonunda yelkenleri suya indirmek gerekti. Batı ülkelerinin ve belki de tüm insanlığın sona ermekte olan bu XX. yüzyıldaki durumunu özetlemem gerekirse, nüfus artışına, silahlanma yarışına, nükleer patlamalara, tarihin ivmesine, ekonomik büyümeye, doymak bilmez bir tüketime, zengin ülkelerle üçüncü dünya arasındaki mesafenin artışına, ekonomik işletmelerin yanı sıra bilimsel projelerin devasallığına, özel alanın kitle iletişim araçları tarafından işgal edilmesine, aşırı çalışma ve doping pahasına aralıksız rekorkırma zorunluluğuna, trafik sıkışıklığı, sinir gerginliği,kalp ve damar hastalıkları, yaşamdan zevk almama pahasına hep daha hızlı, daha uzağa,daha pahalıya gitme hırsına sınır koyma gereğini vurgulamak isterim.

İnsanların yanı sıra doğaya'da uygulanan şiddete, havanın, toprağın, suların kirlenmesine, enerji savurganlığına, mekanik, mimari, biyolojik canavarlar söz konusu olsa bile, teknik olarak üretilmesi mümkün olan her şeyi üretme gereksinime, ahlak yasalarının, toplumsal kuralların ihlaline, bireysel arzuların mutlak bir biçimde öne çıkarılmasına, teknik ilerlemelerin, bedenin bütünlüğü, düşünce özgürlüğü, insanların doğal yeniden üretimi, türün hayatta kalması karşısında oluşturduğu tehdide sınırlar getirmek.

Freud'un ve ilk iki kuşaktan takipçilerinin zamanında, psikanalistler kişilik nevrozlarıyla, histerik, takıntılı, fobik ya da karma nevrozlarla uğraşıyorlardı.
Bu gün, psikanaliz hastalarının yarısından çoğunu sınır durumlar ve/veya da narsistlik kişilikler(eğer *Kohut'la birlikte bu iki kategori arasındaki ayrımı benimsiyorsak) oluşturmaktadır.

Deri-Ben her şeyden önce bir metafordur ve yaratıcı gücünü bundan alır; aynı zamanda metonimidir ve kavramsal teminatını ve keskinliğini bunda bulur; eksiltili olarak şekillendirilişi onu tekbencillikten çıkarır ve ötekiyle ilişkiye girer.

*kendiliğin çözümlenmesi" ve kendiliğin yeniden yapılanması.

"İç" e dönüşsellik zamanına varma inanışı.M.Y.

Didier Anzieu
Deri-Ben

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder