17 Kasım 2014

Yaşlandıkça gençleşebilmek...

Sabah traş olurken aynada gene yaşlı bir yüz gördüm. İç sesim bir kez daha "aynalar olmasa hiç yaşlanmayacaktın" dedi bana...diye girizgah yapmış Hıncal Uluç geçtiğimiz pazar günü yayınlanan köşe yazısında ve bir okurundan gelen W.E Gladstone & S. Ullman' ın satırlarını paylaşmış. Çok hoşuma gitti ve kaybetmemek istediğimden burada paylaşmak istedim. 
Gençlik bir hayat devresi değil, bir akıl halidir. 
Yıllar cildi buruşturabilir, ancak heyecanların bitişiyle ruh buruşur.
İnsan kendine olan güveni kadar genç,
Kuşkusu kadar yaşlı,
Cesareti kadar genç,
Korkuları kadar yaşlı,
Umudu kadar genç,
Bezginliği kadar yaşlıdır.
Hiç kimse fazla yaşamış olmakla yaşlanmaz.
İnsanları yaşlandıran ideallerinin, umutlarının bitmesidir.
Kalbi sevdikçe, neşe duydukça, güzellikleri fark ettikçe, beyni yeni şeyler keşfettikçe, herkes gençtir.
İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar.
Halbuki yaşamadıkça yaşlanırlar.
İnsan, yaşlı olmaya karar verdiği gün yaşlanır.

Ne kadar doğru tespitler bunlar. Okuduğu zaman insan kesinlikle hak veriyor fakat ne denli hayata uyarlıyoruz bu tartışılır...
Dileğim herkesin hayatında heyecanı, mutluluğu ve huzuru paylaşabileceği insanların olması ve birbirlerini kaybetmemeleri.
Hayatı layıkıyla yaşayabilmek adına...
Sevgiyle.
17.11.2014.stnbl

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder