6 Ocak 2015

Eskilerden bir öykü...

Bu öyküyü daha önce duymuş muydunuz, bilmiyorum eğer duyduysnız da hatırlatma olur diye düşünerek yazacağım.

Bir zamanlar bütün kavram ve duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış; Mutluluk, Üzüntü, Zenginlik, Bilgi ve tüm diğerleri...Aşk dahil.
Bir gün, adanın batmakta olduğu haberi verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için kendi sandal, motor ya da teknelerini hazırlamışlar. Aşk, adada son kalan duygu olmuş. Çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş. Ada neredeyse son demlerini yaşarken, Aşk, yardım istemeye karar vermiş. 

Zenginlik, çok büyük bir tekneyle adadan ayrılırken Aşk "Zenginlik, beni de yanına alır mısın?" Diye sormuş. Zenginlik, "hayır, alamam, teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yerim yok" demiş.

Aşk çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir'den yardım istemiş. "Kibir, lütfen bana yardım et" demiş. "Sana yardım edemem Aşk, sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahfedebilirsin," diye cevap vermiş Kibir.

Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş "Üzüntü, seninle geleyim." "Of! Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var." 

Mutluluk da Aşk'ın yanından geçmiş, ama o kadar mutluymuş ki, Aşk'ın çağrısını duymamış. 

Aşk, birden bir ses duymuş. "Gel, Aşk. Seni yanıma alacağım...Bak, yanımda Bilgi de var." Aşk, kendini o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş.

Yeni bir kara parçasına vardıklarında, inmişler. Aşk'a yardım eden, yoluna devam etmiş. Ona borçlu olduğunu düşünen Aşk, Bilgi'ye sormuş. "Bana yardım eden kimdi?"
"O, Zaman'dı" diye yanıtlamış Bilgi.
"Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?" diye sormuş Aşk. 
Bilgi gülümsemiş: "Çünkü sadece Zaman, Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir" 

Zaman, bize gerçekleri görme fırsatı verir. Bazen ne kadar büyük bir aşk yaşadığımızı anlarız, bazen de kendimizi nasıl aldattığımızı, bir hayal dünyasında yaşadığımızı.
Umuyorum ki, Aşk'ı yakalamış şanslı insanlardansınızdır ve umuyorum ki, Aşk'ınızın büyüklüğünü zaman geçtikten sonra fark etmez, içinizdeki Aşk'ınızı sadece, taşa, kuşa, dağa, toprağa, yağmura, kar'a değil, sevdiğinize de söylersiniz.
Ve asıl dileğim, yüreğinizde beslediğiniz Aşk'ınızın karşılığı olmasıdır.

Bu yazıyı yazan kişinin kim olduğunu hatırlamıyorum. Yine de kulakları çınlasın ve elleri, yüreği dert görmesin.

6/1/15/ntly


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder