İnsanları birbirlerine hatırlatan enstantaneler vardır. İşte tam da o enstantaneleri kendimiz yaratırız aslında. İstemediğimizden bütünüyle unutmayı ve çıkarmayı hayatımızdan.
Bazen bir yumuşatıcının kokusunu duyduğunda dolar gözleri insanın, toparlar kendini ve gülümser.
bütün hayatımı ben var ediyorsam, yanlışları neden ekliyorum dercesine...
"Umut" tur gülümsemesine neden olan. Susar.
Yol hep yanlıştı, hayata geri dönüş yok. Bu yüzden arabaya bin ve sür. Demiş bir düşünür ;)
Sevmek kolay olan.
Sevmek istedikten sonra insan...
Sevecek çok şey var.
Paylaşmak aslolan.
"Aşk" arabçada "âşekâ"dan gelir."
"Âşeka"her hangi bir ağacı saran,
Besinini bu sardığı ağaçtan alan ve
Zamanla da o ağacı kurutup öldüren sarmaşığa verilen isimdir.
Gördüğümde hatırlayacağım ne kadar şey varsa hepsini aldım.
Hafızamdan silinmesini asla istemiyorum.
Hiçbir karesinin gözlerimle çektiğim zihnime kaydolmuş o fotoğrafların.
Herkes aynı şarkının melodisi olamazmış.
Aynı şarkıyı beraber mırıldamak da değilmiş sihirli olan
Ya da aynı hayalleri sıralı cümlelerle kurmak.
Çünkü eğer bunlardan biri olsaydı, sadece biri olsaydı,
Bu kusursuz hissiyatı tek bir ruha bahşetmezdi.
Ve tabi sen,
ne kıymetli bir hediye olduğunu fark etmekten korkmasaydın...
Biz âşekâ yı neria ya çoktan sarmıştık.
Sen "o"ndan dönmedin,
Ben ise sana çoktan varmıştım.
Şimdi farz ediyorum ki sana aşık olmak en çok bana yakıştı.
Ama sen de farz et ki ben aslında "yok"um.
Yanında insanlar varken de yalnız kalır insan.
Yalnız ve sahteyiz işte hepsi bu ama sakın unutma,
özgür olmak yalnızlıktır.
21/may/14/04:08/stnbl
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder